11 Mart 2016 Cuma

Kişisel II


Yine içimde sonsuz boşluk. Yine kafamda yüzlerce soru işareti. Doğal olarak beyaz sayfaya sığındım yazayım da rahatlayayım diye. Mesele yalnızlık. Derin konu aslında. Şarapsız ve dostsuz konuşulmamalı ama, gel gör ki o zaman özünden sapıyor. Tek başınalık ilk şart.

Sanıyorsun ki sadece tek başına olunca yalnızsın. Öyle ketum birşey ki bu, her insanın payına düşeni ister sevgilinin, ister ailenin, ister arkadaşlarının yanında ol, hiç beklemediği anda sol omzundan fırlatıveriyor. Her ses kesiliyor o anda. Sen kalakalıyorsun olduğun yeri sorgulayarak. 

Başlıyor seni kontrol etmeye sinsice. Kollarından tutup koyuyor bir aynanın karşısına. Hesap veriyorsun kendine. Bedenine, ruhuna neden yaptın bunları? Neden önceliğini unuttun? Ardı arkası kesilmiyor soruların. Her cevapla daha içine çekiyor seni. Özünü bulacağını umarak ilerliyorsun dipsiz kuyuda. Öyle iniyorsun ki kendi karanlığını göstermeden, orada soluklanmadan yukarı salmıyor seni. İyi midir, kötü müdür, gerekli midir Paulo (Coelho) çözememiş benim neyime. Yaşamaktan da geri kalamıyorsun o ayrı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder