27 Temmuz 2016 Çarşamba

Why you always on my mind?



Ege’nin insanı cezbeden o güzel sahillerinde geçirdiğim 5 günlük tatil sonunda memleketime bakmaya doyamadığım bronz tenim ve akabinde ortaya çıkan güneş alerjimle döndüm. Beni hayal kurmaktan öte hiç bir eyleme sürüklemeyecek planlara kendimi bildim bileli bayılırım. Bu sebeple tatilimin %90ı şezlong üstünde müzik dinlyerek geçti. Gerçekten, denizi senede bir kaç defa görmek zorunda kalan insanlardansanız, size de çok yazık. Bu nimetten neden geri kalıyoruz? Şimdiki aklım olsa üniversite tercihimi okulun kalitesine göre değil, plajların kalitesine göre yaparım. Hazır tercihler yapılıyorken aklınızda bulunsun.

Ama insan maddi zevklerle mutlu olmuyor. Şezlong, soğuk bira, patates kızartması, güzel müzik bi yere kadar. Aklın normal günde nerdeyse oraya bi gidiyor. Aklım nerde miydi? Boşlukta. Boşluk dostlar, baş be la sı. Yine olmayan sorunlarımla kendimi meşgul ettim. Hala da ediyorum. Üstüne yetmezmiş gibi artık plaj da yok senaryoda. Bilgisayarın ışığı gözlerimi patlatana kadar vakit geçirip yarattığım sorunlara çözüm arıyorum. Bi yandan da müzik dinliyorum, ikinci bir tatil şansım var mı acaba diye planlar yapıyorum. 

Bi yerden yanlış da olsa bir şeylere başlamam lazım sanırım. Canım sıkılıyor çünkü. Kısıtlamalara izin vermemem lazım. Kendimi boşvermem lazım.

Ha bir de, iltifatı severim don’t stop don’t stop

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder